Evropský portál pro mládež
Informace a příležitosti pro mladé z celé Evropy

Okul Dışı Öğrenmede Algı Değişikliği

Pratik bilginin vadettiği sosyal kazanımlar, öğrenme koşullarındaki kolaylık ve bağlayıcılıktan uzak bir eğitim olanağı sunması okul dışı öğrenme kurumlarını tam bir cazibe merkezine dönüştürdü.

Türkiye’de bazı dönemler önemi yükselen okul dışı öğrenme faaliyetleri öyle sanıyorum ki geçmişin hiçbir döneminde bu kadar çeşitlilik gösterip geniş bir tabana yayılmamıştır. Bu genişlemede, örgün eğitimin dışında kalmış/bırakılmış fakat kendini sosyal hayatın bir parçası haline getirmeyi önemseyen bireyler kadar pratik bilginin dinamik gücüne ihtiyaç duyan yüksek eğitimli bireylerin de katkısı büyüktür.

 

Geçmişte örgün eğitimin alternatifi olarak sadece mesleki eğitimin adı anılmaktaydı. Ve bu eğitim usta-çırak ilişkisi şeklinde verilmekteydi. Daha sonra mesleki eğitim de örgün eğitim kapsamına dahil edilerek okullaştırıldı. Mesleki eğitimin tabiatına uymayan bu sistem, pratik bilginin toplum hayatındaki dinamikliğini yavaş yavaş unutmamıza sebep oldu. Toplumun büyük bir kesiminin okullu olmaya odaklanması ve yüksek öğrenim alanlarının sayısının da hızla artması sebebiyle sosyal hayatın sadece sınırlı alanlarında kullanılabilecek olan teorik bilgiye yoğunlaşıldı. Fakat bir süre sonra yüksek öğrenim gören bireylerin büyük çoğunluğunun iş hayatına uyum konusunda sıkıntı yaşadığı farkedildi. Teorik bilgiyle doldurulmuş zihinler iş yapmaya girişince öğrendiklerini hayata geçirmeye muvaffak olamıyor ve bir süre ön eğitim görme ihtiyacı duyuyorlardı. Örneklerinin sayısı arttıkça pekçoğumuzun kafasında eğitimle ilgili soru işaretleri oluşmaya başladı. Sıkıntıyı farkeden yönetici ve politika yapıcılarının bu alandaki eksikliği telafi etmek için başvurduğu yollardan biri de okul dışı eğitim alanına yatırım yapmaktı. Sadece dezavantajlı gruplara verilen mütevazi eğitimlerden oluşan okul dışı eğitim alanının karakteri böylece değişmeye başladı.  Bu uygulamadan istifade edenlerin sayısı gün geçtikçe arttı ve olumlu sonuç alanların memnuniyeti kulaktan kulağa hızla yayıldı. Öyle ki artık çoğu eğitimli kişi alanları dışındaki derslerden de yararlanmak istiyorlardı. Yeni şeyler öğrenmenin hazzını yaşadıkça alternatif öğrenme alanları kendiliğinden oluşmaya başladı. Ve ders başlıklarının sayısı giderek arttı. Yelpaze kültürel değerlerden geleneksel sanatlara kadar genişledi. Hatta yazarlık kursları, sinema okuma dersleri, medya okur yazarlığı, diksiyon eğitimi gibi özel alanlar bile herkes tarafından kolaylıkla rağbet görür oldu.

 

Sonuç olarak hayatımızın büyük bölümünü kendisine ayırdığımız halde teorik bilginin yaşam alanlarımızda aktif olarak varlığını gösteremiyor oluşuna karşılık, pratik bilginin vadettiği sosyal kazanımlar, öğrenme koşullarındaki kolaylık ve bağlayıcılıktan uzak bir eğitim olanağı sunması okul dışı öğrenme kurumlarını tam bir cazibe merkezine dönüştürdü. 

 

Eurodesk Türkiye Temas Noktası Sultanbeyli Belediyesi'nin katkılarıyla hazırlanmıştır.

Zveřejněno: pá, 13/12/2013 - 16:29


Tweet Button: 

New!


Info for young people in the western balkans

Potřebujete odbornou pomoc či radu?

Zaslat dotaz