Avrupa Gençlik Portalı
Avrupa’daki gençler için bilgiler ve fırsatlar.

Bir şehir, bir nehir ve koca bir hayat…

Macaristan mı? Asla oraya gitmem, Almanya’ya gideceğim ben dedim. Şimdi ise özlediğim ve gitmeyi beklediğim tek ülke Macaristan oldu.

Marmara Üniversitesi Ekonometri Bölümü yüksek lisans öğrencisiyim. Lisans 3. sınıf bahar döneminde tanıştık Budapeşte ile. Öncesinde neler olduğuna biraz değinmek gerek sanırım. Çünkü bir yerlere ulaşmak, insanın hayalini kurduğu şeylere dokunması kolay olmuyor. Lisans birinci sınıfta Erasmus programından yararlanmaya karar vermiştim ama her şeyin bir zamanı vardı ve ben de doğru zamanın üçüncü sınıfta gitmek olduğunu düşündüm. Okul, İngilizce kursu, part time çalıştığım işim derken 2. sınıf oldum ve başvuru vakti gelmişti. Ne hikmetse artık, asla yazmam dediğim yeri yazdım; Budapeşte! Erasmus sınavını geçip hibeyi de alacağım belli olunca mutluluktan havalara uçmuştum. Biliyordum oraların beni başka bir insan yapacağını, çok şey katacağını. Gitmeden önce her yerde olduğu gibi biraz zorlu evrak hazırlıkları var.  Kimi zaman umutsuzluğa kapılıp acaba gidemeyecek miyim diye ağladığınız zamanlar oluyor, sonra bir bakıyorsunuz ki artık geceleri rüyanıza bile girmeye başlayan bir şehirdesiniz!

Yağmurlu bir hava ile karşılamıştı Budapeşte beni. Tuna Nehri üzerinden geçerken iyi ki dedim, iyi ki buradayım. İlk hissedilen şey bir boşluk oluyor, belki de hissizlik. İçinizden ben başka bir yerdeyim, başka bir yerdeyim diye sayıklıyorsunuz. Her yer, her şey yabancı size; insanlar, şehir, yaşayış biçimleri, oradaki huzur bile… Zamanla içine girmeye başlıyorsunuz bu yeni hayatın. Sabahları gülerek uyanıyor, karda ayak seslerinizi duyarak yürüyorsunuz, ders sırasında gözünüz camdan dışarıya kayıyor ve bir nehir sizi birkaç dakikalığına alıp başka yerlere götürüyor. Derslerde veya dışarıdaki hayatta kendinizi anlatamadığınız, zorlandığınız anlar da oluyor elbette ama zamanla her zorluğun iyi bir sonuca bağlandığını görüyorsunuz.

Farklı kültürler, farklı insanlar, farklı diller… Hepsinin de size kattığı çok şey oluyor. Hayata farklı açıdan bakmaya başlıyorsunuz. Hatta açı bile değil, tamamen özgürce. Deniz ve nehri gördükten sonra okyanus görmek istiyorsunuz! Sığamıyorsunuz bir yerlere, planlarınız değişiyor ve inancınız artıyor. Başka yerlerde çalışmanın, eğitim görmenin aslında o kadar da zor olmadığını anlıyorsunuz.

Derslerden vakit buldukça başka ülkelere, şehirlere gitme fırsatı da buldum. Otobüse biniyorsun ve 1 saat 45 dakika sonra başka bir ülkenin başkentindesin! Özellikle İstanbul gibi kalabalık ve büyük bir şehirde yaşayanlar için inanılmaz bir şey bu! Gittiğim yerlerden anılar toplaya toplaya Budapeşte’ye dönüyordum ve  her döndüğümde evime kavuşmuş gibi  hissediyordum.

 Dönüş vaktim yaklaştığında şöyle bir oturup düşündüm. Bu kadar kısa zamanda ne çok şey biriktirmişim, ne kadar çok hissetmişim bu şehri ve insanlarını. Belki de benim şansımdı her zaman iyi insanlarla karşılaşmış olmam. Her ne olduysa iyi ki oldu dedim ve kendime söz verdim. Tekrar geleceğim buralara  ama öyle turist olarak değil, yeniden birkaç aylığına da olsa bir hayat yaşayarak. Budapeşte’yi gezip görenler neden bu kadar çok sevdiğimi soruyorlar. Oysa bir şehri birkaç günlüğüne görmek başka, orada yaşamak başka şey.

Döndükten sonra neler mi oldu? Kafaya koymuştum tekrar gitmeyi ama önce lisansın bitmesi ve ardından yüksek lisansa başlamam gerekiyordu. Ben de Haziran ayında okulumu bitirdim ve aynı okulumda yüksek lisansa kabul edildim. Ağustos ayında kaydımı yaptıktan sonra hemen Budapeşte’de staj için evraklarımı gönderdim.  Bu vakte kadar 1.5 yıl geçmişti dönüşümün üzerinden ve yine hayalini kurduğum, haberlerini uzaktan takip ettiğim Budapeşte’ de ki bir şirkete başvurumu yaptım. Çok zorlu bir süreçti ama yürekten isterseniz bir şeyi oluyor. Hayatıma dokunuşlar yapan o güzel insanlarla bu süreçte de karşılaştım ve mülakattan sonra kabul edildiğime dair mail aldım. Gelen e-maille ağladım bir süre. Küçük ya da büyük fark etmez, insanın hayallerine dokunması kadar güzel bir şey yok bu hayatta. Şimdi ise oraya gitmek için son 1 ayım. Yine aksilikler bırakmıyor tabi ama biliyorum yoluna gireceğini.

Hayalini kurduğunuz ve inandığınız şeylerin gerçek olması dileğiyle…

Gülşah SEDEFOĞLU

 

Yayınlanma: Pzt., 11/05/2015 - 09:06


Tweet Button: 


Info for young people in the western balkans

Uzman yardımına veya tavsiyesine mi ihtiyacınız var?

Ask us!