Den europeiske ungdomsportalen
Informasjon og muligheter for unge i aldersgruppen 13 til 30.

FARKLI İNSANLAR FARKLI KÜLTÜRLER

Erasmus anlatılmaz, yaşanır...

            Ben  Hasan Molcı.  Şanlıurfa Harran Üniversitesinde İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünü okumaktaydım,  Erasmus programı ile ilgili hiçbir fikrim yoktu zaten Yurttan  en yakın arkadaşımın Erasmus  yapacak haberini alana kadar ve sonra da araştırmaya başladım.  Öncelikle kendi bölümümdeki hocalara sordum ve herhangi sorun olmadığını ve yapabileceğimi söylediler ve Erasmus İngilizce sınavına girdim  ve başarılı oldum bölümümde ikinci oldum ama bir sorunum vardı o zaman üçüncü sınıftım ve dördüncü sınıfı yurtdışında okuyacaktım  ve bunun dezavantajı vardı bana öncelikle okulu uzatmayı göze aldım ve o sene 2 yılda bir yapılan KPSS sınavına girmemeyi göze aldım ve kararımı verdim yurtdışına çıkmaya hangi ülkeye gideceğimi seçmeye geldi sıra üç ülke var tercihlerimde Macaristan, Romanya ve Litvanya hangisini seçeceğimi daha söylememiştim. AB ofisine sıra buna gelmiştir artık bu üç ülkeyi araştırmaya başladım ve Litvanya’yı seçtim ve hiç pişman olmadım artık her şey  yolunda  gitmeye başladı ve 07.09.2013 Litvanya’da oldum Ve artık başka bir hayat farklı bir ülke farklı insanlarla karşılaşmaya başladım. Vilnius’a vardıktan sonra kalacağım yere mentorum götürdü. Aklımdan Litvanya’da   fazla Türkle  karşılaşmayacağım geliyordu ama gittiğim üniversitede 200 erasmus öğrencisinin 40’ının Türk olması bana büyük sürpriz olmuştu. Harran üniversitesinden 5 arkadaşla gitmiştik yurda girişimizle beraber ilk karşılaştığımız insanlar Türkiye’den gelen Türk arkadaşlarımız oldu. Ben Türkiye’den gitmeden önce yabancı kişilerle kalacağımı belirtmiştim ama kalacağım odaya geldiğimde kimse yoktu yerleştim artık diğer oda sakinlerini merakla bekliyordum. Yabancı kişilerin olmasını bekliyordum ama oda sakinleri geldiğinde Mersin Üniversitesinde okuyan Batmanlı Mehmet Şirin Aslan ile Mardinli Hatip Surun’la tanıştım ve  iyi ki güzel kalpli insanlarla beraber aynı ortamı paylaştım .İyi ki onları tanıdım. Artık ders kayıtları ve seçeceğim derslerin ne olacağına karar vermeye geldi sıra çünkü Türkiye’deki üniversitemizdeki belirlediğimiz derslerin  bir kısmı açılmamıştı mykolo romerio üniversitemizde ve derslerimizi yeniden belirledik. Derslere katılmaya başladık. Burada öz eleştiri vermek istiyorum. Türkiye’deki   70 kişilik sınıfta ders görüyorduk ama burada 10 kişilik sınıflarda ders görmeye başladık. Bu arada Fatih Üniversitesinden gelen cömert arkadaşımıza buradan tekrar teşekkür ediyorum çünkü ilk zamanlar her şeyle ilgili bize yardımcı oldu. Artık yeni insanları tanımaya başladım. İlk tanıdığım insanlardan biri olan Mustafa  Anaç ile Burhan Hakyemez arkadaşları unutmam. Çünkü ilk önce hiç sevmemiştim Mustafa Anaç arkadaşımı ayrıca o da sevmemişti ama bir kere daha anladım bir insanı tanımadan önce yargılamanın çok kötü olduğunu. Mustafa Anaç arkadaşımızla gün geçtikçe daha iyi bir arkadaşlığımız oldu. Yediğimiz içtiğimiz ayrı olmazdı. Biz doğu insanı olarak ellerimiz hamaratlı  olduğu için çiğköftesinden kuru fasulyesine kadar bir çok Türk mutfağının önemli yemeklerini orada yaparak arkadaşlarımızla paylaştık. Mustafa anaç arkadaşımız Trabzonlu olduğu için tatbikîde çay yapmakta hamaratlaydı.  O da çayını bizimle paylaşırdı. Her şey gün geçtikçe daha eğlenceli olmaya başladı. Gezilerimizi anlatmaya başlamadan önce her gittiğim ülkenin farklı bir yeri vardı. Her ülkede değişik deneyimler kazandık. İlk gezim benle beraber gelen Mehmet Gülyaprağı’yla oldu. Sırt çantalarını sırtladık bilmediğimiz yerlere gitmeye karar verdik. ilk durağımız Polonya’nın başkenti Varşova  oldu.  Tarihi bakımdan çok iyi bir şehirdi bu şehirde Macaristan’da Erasmus yapan Orhan arkadaşımızla buluştuk ve gezimize devam ettik ikinci durak Polonya’nın diğer güzel şehri olan Krakow’a  geçtik.  Krakow’un  bende ayrı bir yeri vardı çünkü tam tarih kokan bir şehir gerçekten küçük ve otantik bir şehirdi. Ondan sonra Slovakya’nın başkenti Bratislava’ya geçtik orayı gezdikten sonra gece Viyana’ya geçtik   gecenin  yarısı Viyana’nın sokaklarında hostel aramaya başladık ama ne yazık ki kalacak yer  bulamadık ve otobüs  duraklarında kalmaya karar verdik hiç iyi de olmadı çünkü dışarısı çok soğuktu. Geceyi geçirdikten sonra sabah Viyana’yı gezdikten sonra artık Budapeşte’ye geçmeye sıra geldi. Budapeşte bizim için çok rahattı çünkü Orhan arkadaşımızın erasmus yaptığı şehir olduğu için çok rahattık Budapeşte’ye geçtik üç gün kaldık en iyi şehirlerinden birisiydi Budapeşte. Üç gün sonra Vilnius’a dönüş başladı Budapeşte’den Varşova’ya uçakla geçtik ve oradan Vilnius’a otobüsle geçtik ve ilk gezimiz bir iki olay hariç iyi geçmişti ve döndükten sonra makale sunum sınav derken birinci dönem bitmişti. Normalde ben sadece bir dönemlik gelmiştim ama ikinci dönem de kalmaya karar verdim ve Türkiye ye 15 günlük tatile geldikten sonra tekrar Vilnius’a dönüş başladı. Vilnius’ta 12.02.2014 te tekrar oldum. Bu sefer o şehrin yabancısı değildim çünkü her yerini çok iyi biliyordum. İkinci dönem daha farklı geçti yeni gelen arkadaşalar olmuştu. Türk yabancı ve o yüzden farklı geçecekti benim için Türkiye’den gelen hakan emre özgür Taylan ikinci döneme farklılık katan arkadaşlarım oldu. Birinci dönemden kalan arkadaşlar da vardı tabi Samet ,eren ,semih, hatip ,Mehmet onların yeride bambaşkaydı. Zaten içlerinde Litvanca bilen tek insan vardı oda Mustafa anaç arkadaşımızdı. İkinci dönem farklı aktivitelere katılmaya başladık en iyi  olan kanoydu gerçekten aynı kanoda Mustafa anaçla olmak farklı bir eğlenceydi çünkü daha biner binmez suya düşmemiz bir olmuştu o günü unutamam bir ara Mustafa arkadaşım düşmüş ve arkadan yüzerek geliyordu. Çok eğlenceliydi gerçekten. İkinci dönem daha çok ülke gezme fırsatımız olmuştu. Fransa, Çek cumhuriyeti, Norveç, Rusya, Letonya, Estonya, İtalya, İspanya   bir sürü ülke gezme fırsatımız olmuştu. Bana en ilginç gelen tarafı Avrupa’da uçak biletleri çok ucuz gerçekten ama öyle göründüğü gibi değil çünkü hava alanları şehrin 70 80 km dışarısında yaptıkları için sadece hava alanından şehir merkezine gitmek bir uçak bileti kadar para ödetmemizi gerektiriyor. Örneğin  Vilnius’tan  Oslo’ya gidiş dönüş uçak biletini 35 Euro ya almıştım çok ucuzdu ama hava alanından şehir merkezine gidiş dönüş toplamda 35 Euro vermek zorunda kaldık ondan sonra küçük bir şişe su 4 Euro  küçük bir yemek menüsü 25 Euro ne ye uğradığımızı şaşırdık Mustafa anaç kardeşimle şok üzerine şok en çok zoruma giden küçük su şişesine 4 Euro vermek oldu o da bizde bir anı oldu. Ne zaman Mustafa’yla konuşursam  o aklımıza geliyordu. Bunu belirtmek istiyorum erasmus anlatılmaz yaşanır sadece gerçekten   farklı farklı anılara sahip olduk. Herkesin yapmasını tavsiye ediyorum ve bir gezi planı yapılmadan hiçbir yere gidilmesini tavsiye etmiyorum gidilecek ülke her şeyiyle araştırılmalı ve ondan sonra geziye gidilmeli… Fırsatlar her zaman iyi değerlendirilmeli…

Hasan MOLCI

Publisert: Tir, 14/04/2015 - 10:53


Tweet Button: 


Info for young people in the western balkans

Trenger du eksperthjelp eller råd?

Ask us!