Avrupa Gençlik Portalı

Avrupa’daki gençler için bilgiler ve fırsatlar.


KÜLTÜRLERARASI İLETİŞİM VE DRAMANIN ROLÜ

Bir arada yaşamak için karşımıza çıkacak olası engelleri aşmanın yolu, farklı iletişim olanaklarının araştırılması ve bunun farklı kültürler arasındaki diyaloğu güçlendirmek adına geliştirilip uygulanmasından geçer.

 

Bir arada yaşamak için karşımıza çıkacak olası engelleri aşmanın yolu, farklı iletişim olanaklarının araştırılması ve bunun farklı kültürler arasındaki diyaloğu güçlendirmek adına geliştirilip uygulanmasından geçer. Bir başka deyişle kültürlerarası diyalog, farklı kültürleri bir arada yaşamaya yönlendirmek adına izlenecek yol olmalıdır. Bu diyaloğu geliştirmek amacıyla alternatif iletişim yolları ararken, dramanın bu bağlamda sunduğu olanakları incelemekte fayda var.

Kültürlerarası iletişim; birbirine yabancı iki insanın karşılaşmasında her ikisinin de kendine ait özelliklerini koruyan, aralarındaki olası yabancılık duygusunu saklı tutan, diğerini anlama çabasında onun birikimini kendi dünyasında yok etmeyen, yeni bir şey üretmeye dönük bir iletişim biçimidir. Drama, farklı kültürlerden gelen insanlar için farklı teknik ve üslupların denenebileceği iyi bir deneme alanı oluşturduğu için, bu alanda yapılan kültürlerarası çalışmalar ayrı bir önem taşımaktadır. “ Ben “ ve “ Öteki “ kavramı, drama metotları yoluyla devre dışı bırakılır, empati kurma yeteneği harekete geçirilir. Böylelikle, başka bir kültüre ait herhangi bir “yabancılık” ile karşılaşıldığı zaman, birey bir olumsuzluk yaşamaz, yahut bu olumsuzluk asgari düzeyde gerçekleşir. Her geçen sene gelişen teknikler ve metotlar yoluyla, pratik düzeyde bir ilerleme kaydeden drama yöntemi, teorik açıdan da en zengin dönemini yaşamakta, kültürlerarasılığı içeren çalışmaların ise bunda katkısı büyük olmaktadır.

Genel olarak sanatın birçok dalı gibi, drama da günümüzde eğitimden terapiye birçok sosyal psikolojik alanda farklı uygulamalarla karşımıza çıkmaktadır. Eğitimde drama ya da psikodrama bunun yaygın örneklerini teşkil etmektedir. Dramanın özellikle bu alanlardaki uygulamalarını haklı ve yararlı kılan ve onu bu bağlamda diğer sanat ve eğitim dallarına göre farklı kılan özelliği, dramanın başka hiçbir şekilde karşımıza çıkmayan bir iletişim süreciyle var olmasıdır.

Drama yönteminin hangi alanda olursa olsun kullanılış biçimi, bireyi dâhil etmeye ve katkı sağlamaya yani aktifleştirmeye yönelik gerçekleşmektedir. Zihinsel ve bedensel becerilerin arttırılması, kriz ve stres yönetiminin doğru uygulanması, yaratıcılık ve yenilikçilik için doğrudan kullanılması, küresel bir problem ya da konu için ortak noktayı bulmaya teşvik etmesi gibi pozitif etkilere sahip bir yöntemdir ve bilimselleşme yolunda ilerlemektedir. Her yöntem ve bilim dalında olduğu gibi, çalışıldıkça, denendikçe ve uygulandıkça geliştirilen bir olgudur.

Dramanın içerdiği iletişim, empati ve kimlik; tek bir ortamda farklı ya da aynı düşünebilme,  farklılıklara rağmen bir olabilme, sahnelendiğinde bireyi aktifleştirme ve düşündürtme, bedenini, kimliğini ve sesini tanıma gibi çalışmalar doğrultusunda globalleşmiş dünyada gelişen iletişim olanaklarıyla beraber tam tersi azalan diyalog istenilen boyuta getirilebilir.

Örneğin; Kocaeli’nde gerçekleştirilen “ Sanatlar Arası Öğrenme” projesinde ve Ulusal Ajans tarafından Ankara’da düzenlenen “ Gençlik Çalışmalarında Yaratıcılık Eğitim Kursu “ kapsamındaki oturumlarda, bir drama metodu olan fotoğraf çalışması yapılmış, farklı kültürlerden gelen kişilerin sözlü ya da sözsüz olarak, verilen yönergeler doğrultusunda, canlandırdıkları karakterlerle empati kurarak ve özümseyerek düşündükleri, farklılığı kabullendikleri, iletişim kanallarını açık tuttukları ve aynı dilde konuşabildikleri gözlemlenmiştir.   O nedenledir ki, kültürlerarası diyalog sürecinde dramanın içermiş olduğu iletişim çalışmaları, geliştirmek istediğimiz bu diyalog için büyük bir fırsat sunmaktadır.

 

Enis AY