Avrupa Gençlik Portalı
Avrupa’daki gençler için bilgiler ve fırsatlar.

KAYBEDİLEN DEĞERLER

Günümüzde teknolojik imkânların sunduğu alternatifler ve kişilerarası iletişimin giderek yapaylaşması birçok değerlerimizi rafa kaldırmıştır.

             Sokak oyunlarının tarihe karıştığı, menfaat temelli iletişimin önü alınmaz biçimde yaygınlaşması sonucu psikolojik bunalım ve asosyalleşme vakaları sıklaşmaktadır. Doksan kuşağının yaşadığı değerler ve anlayış biçimi günümüzde anlam ifade etmemekte ve iki kuşak arası yaş grubunun giderek düşmesi nedeniyle alışkanlık ve tercihler baştan aşağı değişime uğramaktadır. Beslenme biçiminden yemek kültürüne, müzik zevkinden giyim tarzına varıncaya kadar tüm tercih ve alışkanlıklar akıl almaz hızda çeşitlenip zenginleşmektedir. Buna karşın dinlenen müziklerin sözleri duygusal bakımdan anlamsızlaşmakta, dilbilgisi(gramer) açısından da büyük tavizlerin verilmesine neden olmaktadır. Oynanan hemen her oyun sokaktan dört duvar arasına taşınarak bireyi içine kapatırken sokağın kültürünü solumaktan mahrum bırakmaktadır. Bilgisayar başında zaman geçiren, sözde sosyalleşen birey, arkadaş çevresini de çevrimiçi ortamla sınırlı tuttuğundan sokağa çıktığında selam vereceği, gezip dolaşacağı, sır verebileceği ‘değerli insanlar’dan oluşan çevreden de mahrum kalmaktadır. Oysa sokak kültürünü yaşayan belki de son nesil olan doksan kuşağı; yeri geldiğinde düşüp dizlerini yaralayan, yeri geldiğinde kıyafetlerini kirleten saf ve paylaşımcı bir nesil olmuştur. Bugün çoğu imkândan şikâyetçi ve mutsuz olan nesile doksan kuşağının imkânları ve yaşam tarzı son derece boş gelmektedir. Kültürün bel kemiğini oluşturan bayramlar ve düğünler eski coşkusunu taşımazken, akıp giden zaman da yaşananlardan nasibini alarak bereketten yoksun kalmıştır. Artık ne bayram sabahını iple çeken bir nesil kalmış, ne de saygıyı en başat faktör kabul edip sevgi dolu yaşam tarzıyla kendini hayatın akışına bırakan bir nesil kalmıştır. Bunun yerine daha bireyci, daha içine kapanık ve maalesef daha az ideal sahibi bir nesil varolmuştur. Kısa zaman içinde büyük farkların yaşandığı günümüz kuşağında her şey çok çabuk eskimekte, vazgeçmeler ve rest çekmeler kolaylaşmaktadır. Mutlu etmek zorlaşmakta, beğenmekse bir değer ifade etmemektedir. Ne tahammül seviyesi eskisi gibi yüksek düzeyde, ne de bireysel tercih ve zevklere duyulan saygı makul seviyededir. Tüm bunlar böyle olunca insan sormadan edemiyor, ‘Nasıl oldu da bu kadar kısa sürede kendimize ve çevremize yabancılaştık?’ diye. Neydi bizim değerlerimizi ellerimizden ve gönüllerimizden söküp olan güç? Biraz düşüneduralım.

            En değerli varlık olan insana yetenekleri, yaş grubu ve ilgi alanı dâhilinde her ortamda ve her dönemde tercihi/kontrolü kendisine vererek ve kaybettiğimiz değerlerin aslında bizi ne kadar da birbirimize perçinlediğini anlatarak kayıplarımızı yeniden hayatımıza kazandırmamız hiç de zor değildir. Zaman içinde kaybedilmiş fakat çeşitli yollarla yeniden hayata geçirilen kültürel değerlerin her biri, giderek kendisine ve çevresine yabancılaşan bireyin kendiyle muhasebeye girişmesini, kendiyle barışmasını, tüm eksiklere rağmen bir kez sahip olduğu ‘hayat’ın kıymetini bilerek pozitif bir yaşam sürmesini sağlayacaktır.

Murat Şahin

Ege Üniversitesi-Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğrencisi

Yayınlanma: Per., 11/06/2015 - 16:53


Tweet Button: 

New!


Info for young people in the western balkans

Uzman yardımına veya tavsiyesine mi ihtiyacınız var?

Ask us!